Dezenformasyon yasasının getirdikleri

Dezenformasyon Yasası olarak bilinen muhalif kesimce Sansür Yasası olarak adlandırılan Basın Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun 13 Ekim 2022 tarihinde Meclis tarafından kabul edildi ve 18 Ekim 2022 tarihinde resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe girdi.

Basın Kanunu’na birçok düzenleme getiren Kanun’un en çok tartışılan maddesi 29’uncu madde olarak karşımıza çıkmaktadır.

İlgili madde hükmü ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nda yer alan Kamu Barışına Karşı Suçlar kısmına Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma suçu eklenmiştir.

İlgili madde hükmü ile sırf halk arasında endişe, korku veya panik yaratmak saikiyle, ülkenin iç ve dış güvenliği, kamu düzeni ve genel sağlığı ile ilgili gerçeğe aykırı bir bilgiyi, kamu barışını bozmaya elverişli şekilde alenen yayan kimse, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılması öngörülmektedir. Failin suçu gerçek kimliğini gizleyerek veya bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlemesi hâlinde cezanın yarı oranında artırılacağı ayrıca bu hükümlerin basın ve yayın yoluyla işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranına kadar artırılacağı belirtilmiştir. Kanun devamında haber verme sınırlarını aşmayan ve eleştiri amacıyla yapılan düşünce açıklamalarının suç oluşturmayacağını belirtmiştir.

Kanun gerekçesine bakıldığında söz konusu hükümlerin getirilmesinin nedeni şu şekilde açıklanmıştır; Teknolojik gelişmelerin ve internetin yaygınlaşmasına bağlı olarak ciddi rağbet gören dijital platformlar, daha çok "içerik" olarak nitelendirilebilecek bilgi veya haberlerin yayılma hızını öngörülemez biçimde artırmış ve bu içeriklerin zihin süzgecinden geçme, analiz etme ve değerlendirme süresini oldukça kısaltmıştır. Bu noktada, internetin sağladığı anonim ortam yalan, yanlış veya manipülatif içeriklerin artmasına neden olmuştur. Bilhassa, özel saiklerle oluşturulup organize bir biçimde yayılan içerikler veya bot hesaplar aracılığıyla yapılan paylaşımlar, internet ortamındaki dezenformasyonu hızlı bir biçimde artırmaktadır. Bu şekilde maksatlı bir biçimde oluşturulan uydurma içerikler, fikirler pazarındaki ürün güvenliğini olumsuz etkilemekte, bireylerin kanaat oluşumunu manipüle etmekte ve özgür düşünceyi ipotek altına alarak demokratik ortamın masumiyetini zedelemektedir.

Kanuni düzenlemeye getirilen eleştirilerin ilki düzenlemenin hazırlanmasında üniversiteler, sivil toplum örgütleri ve muhalefetin çalışmalar dışında tutulması ve görüşlerinin alınmamasıdır.

Bir diğer eleştirisi noktası ise bu düzenleme ile kişilerin Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile güvence altına alınan ifade özgürlüğü hakkının kısıtlandığı yönündedir.

Son olarak bir diğer eleştiri ise Kanun düzenlemesinin yeteri kadar açık olmadığı ve muğlak olduğu noktasında toplanmaktadır. Türk Ceza Kanunu’na hakim olan ilkelerden birisi de açıklık ilkesidir. Kanun maddesi okunduğunda yeteri kadar açık olmalı, suçun tanımına detaylı şekilde yer vermeli ve okuyan herkesin olabildiğince aynı sonuca ulaşmasını amaçlamaktadır. Tartışma noktasında madde düzenlemelerinin daha anlaşılır ve somut şekilde düzenlenmesi gerektiği noktasında toplanmaktadır.

Londra merkezli We Are Social kuruluşunun yayınladığı Digital 2020: Turkey raporunun sosyal medya platformlarının reklam kitlesi üzerinden belirlediği verilere göre Türkiye 54 milyon aktif sosyal medya kullanıcısına sahip. Bu kullanıcıların 38 milyonu Instagram, 37 milyonu Facebook ve 11.80 milyonu Twitter kullanıcısı. (dogrulukpayi.com).

Söz konusu verilere bakıldığında ortaya atılan bir haberin büyük bir hızla büyük bir kitleye ulaşabileceği görülmektedir. İktidar bu potansiyele sahip bir ortamda yalan haber ile kamu barışını bozmaya elverişli ortamın hazırlanabileceğini vurgularken muhalefet ise bu potansiyelin kontrol altına alınarak ve cezai müeyyide korkusu ile halkın baskılanarak iktidarın eleştirilebileceği konularda haber yapılmasının engellenmesinin amaçlandığını savunmaktadır.

Söz konusu düzenlemenin Anayasa’ya aykırı olduğu gerekçesi ile Anayasa Mahkemesine yürütmenin durdurulması talebi ile muhalefet partisince dava açılmıştır. Anayasa Mahkemesinin her iki durumda da vereceği kararın büyük tartışmalar yaratacağı kuvvetle muhtemel görülmektedir.

 

 

Recep DURSUNOĞLULARI

Stj.Av.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Recep Dursunoğulları - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Hürkuş Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Hürkuş Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Hürkuş Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Hürkuş Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.