Kocaeli’de Zafer Ak Parti’nin; Şimdilik

Türkiye'nin 31 Mart yerel seçimleri, son yılların en tartışmalı ve önemli siyasi olaylarından biri olarak hafızalara kazınacak. 18 seçim boyunca mağlubiyet yaşamayan ve hep birinci olan partinin nasıl bir hezimet yaşadığı kayıtlara geçti. Seçim sonuçları ülkenin siyasi atmosferinde bir dönüşümü başlattı ve birçok önemli sonucu beraberinde getirdi. En kolayı kaybedeni eleştirmek, onu yapmayacağım.  Ancak bu sonuçları değerlendirmeden önce, geçmişteki tahminlerime ve analizlerime bir göz atmak istiyorum.

Öncelikle, seçim öncesi yazdığım köşe yazılarında dile getirdiğim tespitlerin büyük ölçüde doğrulandığını görmek beni mutlu etti. Daha önceki yazılarımdan birkaç hatırlatma:

8 Ocak 2024 tarihinde yazdığım yazıda iki konuyu işlemiş ve ‘Rakipsiz ve Tek Başına’ başlığıyla Büyükakın’ın galibiyetini o gün yazmıştım. Aynı yazıda Meral Akşener’in hür ve müstakil seçime girmek istemesinin kendisini ve partisini sıfırlayacağını yazmıştım. Ülkemizde mağduriyet geçer akçe olduğu için Ekrem İmamoğlu’nun güçlenerek bugüne gelmesinin altında yasak konmak istenmesi yatıyordu ve ben o gün 15 Aralık 2022’de ‘Erdoğan’a komployu kim kurdu?’ diye yazmıştım. 20 Kasım 2022’de Mustafa Sarıgül hariç hiçkimsenin Kılıçdaroğlu’nun yanında olmadığını görerek ‘Kılıçdaroğlu defnedildi’ yazmıştım. 28 Ağustos'ta ‘Akşener’in siyasi intiharı’ başlığıyla yazımı yazmıştım. 6 Ocak 2024 tarihli köşe yazımda ‘Erdoğan yeni bir Erdoğan’ın çıkmasını istemiyor’ yazmıştım. Fatma Hanımın galibiyetini de 22 Ocak tarihli yazımda ‘Bir dönem daha İzmit Belediye Başkanı Hürriyet’ başlığıyla nerdeyse oy oranına kadar yazmıştım. 7 Şubat tarihinde yazdığım yazıda da bugün sıfırlanan partileri yazmış ve uyarıda bulunmuştum. Tabanınıza sahip çıkın yoksa bitersiniz demek için ‘Partisine Kilit Vurmak İsteyen Tabanda Birleşsin’ yazmıştım. 12 Mart tarihinde yazmış olduğum yazıya ‘İzmit Belediyesi’ni Tutuş Yönetmeli’ adını vermiş ama objektif bir yaklaşımla Hürriyet’in en az 5 puan önde olduğunu ve İzmit seçimini kazandığını yazmıştım ama 10 puan fark biraz acımasızca oldu! 22 Mart'ta Başiskele belediye başkanı Yasin Özlü’nün gazetemizi ziyareti sonrasında da ‘Yasin Özlü Çok Rahat, Çok Profesyonel’ başlıklı yazımda yüzde %43 oy alarak kazanacağını yazmıştım. Ama 2 puanla yanıldım; 41,13 oy alarak kazandı. Seçimden bir gün önceki ‘Seçim senin, sonuçlar hepimizin’ başlıklı yazımda da “Yarın muhtemelen birkaç ilçemizde belediye başkanlığı el değiştirecektir. Bunun seçmen açısından da partiler açısından bir kayıp olarak algılanmaması gerektiğini hatırlatmak için yarınki manşetimiz hazır: Seçimin kaybedeni yok; Kocaeli’nin ilçeleri rekabeti seçti.” yazmıştım. Yazdıklarımın tamamı çıktı ve ben bunların hepsini bir fanusun dışında durarak gözlemledim. 31 Mart yerel seçimleri Türkiye’de devrim niteliğinde bir sonuç ortaya çıkardı.

Ve kitabın ortasından konuşmak gerekirse eğer Ak Parti aşağıda da yazacağım dönüşümlerden geçmezse 5 yıl sonra Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanlığının koltuğuna Fatma Kaplan Hürriyet oturacak.

18 seçim boyunca mağlubiyet yaşamayan, hep birinci parti olan iktidar partisi AK Parti ve ortağı MHP büyük bir hezimet yaşadı. AK Parti 2. Parti oldu. MHP ise seçimin en büyük mağlubiyetini yaşayarak önceki seçimde aldığı oyların yarısını kaybederek %4,7 oy oranına düştü. Cumhuriyet tarihi boyunca solun temsilcisi olan hiçbir partinin birinci olamadığı birçok ilde de CHP birinci parti oldu. Seçimin kaybedenleri AK Parti, MHP, İYİ Parti, Saadet Partisi, DEVA Partisi, Gelecek Partisi, TİP, HÜDAPAR ve Zafer Partisi iken kuşkusuz en büyük galibi CHP, Yeniden Refah ve DEM Parti oldu. Cumhur İttifakının tek kazanan partisi ise 2019 yerel seçimlerinde 5 ilçe ve 5 belde belediye başkanlığı kazanan BBP, 1 il, 17 ilçe ve 9 belde belediyesi kazanarak belediye sayısını üç katına çıkarması oldu.

Seçim sonuçlarının değerlendirildiği AK Parti MYK’dan basına açıklanan ve sızdırılan bilgiler var. Erdoğan, “Bu masanın etrafında hiçbir arkadaşım sonuçların sorumluluğundan kaçamaz. Başkalarını hesaba çekmeden önce kendimizi hesaba çekeceğiz. Nerede bir eksiklik, hata, kasıt veya ihanet varsa üzerine gitmek boynumuzun borcudur. Ya hatalarımızı görerek kendimizi toparlarız ya da güneşi görmüş buz misali erimeye devam ederiz. Emeklilerimizin durumunu biliyorduk, iyileştirmeler yapmak istedik ama mali disiplini bozmamak için bunda muvaffak olamadık.” demiş. Biz de henüz AK Parti MYK toplantısı başlamadan önce girdiğimiz manşet haberine “Reis kelle koparmaya gidiyor” yazdık. Bu başarısızlık elbette sonuçsuz kalmayacak ve Erdoğan birçok kişiyi görevden alacaktır.

Kocaeli seçimleri, CHP’nin en başarısız olduğu illerden biri oldu. Yani Kocaeli’de zafer halen Ak Parti’nin. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ve 12 ilçe Belediyesi'nin olduğu yerde CHP mevcut belediyesini koruyarak 2 belediye daha ilave etti. AK Parti ise 9 belediyeyi elinde tutmayı başardı. Kuşkusuz, Kocaeli AK Parti için Türkiye’nin en önemli belediyesi olarak kaldı. AK Parti ve ortağı MHP, her ne kadar etle tırnak gibi olduklarını iddia etseler de tabanda bu hiçbir şekilde karşılık bulmuyor. Bu birliktelik, AK Parti’ye kaybettirdiği gibi MHP’ye de kaybettiriyor.

Kocaeli özelinde seçim adeta 12 ilçe bir yana İzmit, Derince, Karamürsel üzerinden döndü. Medya günlerce sadece bu üç ilçeyi gördü ve yazdı. Büyükşehir ise rakipsiz ilan edildiği halde AK Parti, 2019 yerel seçimlerine göre 100 bin oy kaybıyla ancak kazanabildi. Şimdi AK Parti'nin kendine çok acil çeki düzen vermesi gerekiyor.

Genel siyasette, öncelikle MHP ile olan Cumhur İttifakı sonlandırılmalıdır. Her iki parti de böylelikle kendi tabanına daha çok hitap edebilecektir. Ak Parti 2002 ayarlarına geri dönmelidir. Ekonomik şartların düzeltilmesi için azami gayret gösterilmeli ve bunu halk günlük hayatında fark etmelidir. Seçimlerin üzerinden iki gün geçti ve hayatımızda da devlette de devamlılık esasıyla değişen bir şey olmadı. Seçmenin korkutularak Erdoğan’ın varlığı ve yokluğunun beka meselesi olmadığı, seçimle geldiği gibi en temiz yine seçimle gideceği görüldü. CHP’nin ana muhalefet partisi özelliği kırıldı ve artık iktidara en yakın parti olarak görülebilir. Eğer CHP birinci parti olmayıp ikinci sırada kalsaydı Erdoğan sonrasının müstakbel Cumhurbaşkanı Erbakan olacaktı ama bu artık mümkün olmayacaktır.

Yerel belediyeleri yönetenler çok acil bir şekilde içinde bulundukları yanlışlardan dönerek kibir hastalığından kurtulmalılar. Belediyelerde işe alımlarda ve ihalelerde partili referansıyla iş yapılması engellenmelidir. Belediye başkanları seçim sürecinde halkla kucaklaştıkları gibi halkın arasında olmalılar. Mahallerde her hafta belediyenin müdürlerinin de olduğu forumlar düzenlenmeli, şikayetler çoğalmadan düzeltme yoluna gidilmelidir.

Malum  belediye başkanları tavsiye almak istemiyor ama naçizane bir tavsiyede bulunmak istiyorum; Değerli başkanlarımız büyüklerimiz; öncelikle hepinizi tebrik ediyorum. Sesinizi duyurmak için medyaya ihtiyacınız var ama bilin ki sizi sürekli öven değil eleştirenler sizin için daha önemlidir. Adamlarınız gıyabınızda bazen basını kontrol altına almak, ilanlarla, fonlarla yanında tutmak isteyebilirler. İnsan olmamız hasebiyle övgü ve beğenilmek doğal arzular olabilir ama ben sizin yerinizde olsam muhalifi canlı tutarım. 

İnsanlar nasıl ki doğup büyür ve ölürse, partiler de aslında bu şekilde bir süreçten geçerler ama bu seçim AK Parti’nin bittiği bir seçim değil. Çünkü seçmenin dörtte biri AK Parti’ye oy vermediği gibi başka bir partiyi de oy verilmeye değer görmedi. Emekliler uyarı verdiler sadece. Bundan ders çıkarıp çıkarmamak kendi tercihleri. Çıkarırlarsa ne ala, eğer çıkarmazlarsa ANAP ve DYP gibi partilerin bir gecede silinmesi gibi 2028’de yerini başka aktörlere bırakarak tarihin tozlu sayfalarına gömülecektir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Yılmaz Dalgalan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Hürkuş Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Hürkuş Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Hürkuş Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Hürkuş Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

03

Kemal Başkan - Merhaba Yılmaz Bey. Her yazınızı özenle okuyorum. Bu son yazınızdaki tespitler tam yerinde… Ama “buzdağı güneşi gördü”. Ve 2015 te Ak Partiyi kontrolüne alan eski “derin güçler” onu ortada bırakma ve bitirme düğmesine bastı. Ak Parti “2002 ayarlarına” dönmeyeceğinin sinyalini, Van Büyük Şehir mazbatasını kabul etmek ile de gösterdi.

Anlayacağınız “2002” den sonra çok çok şey değişti. Çok günah biriktirdi Ak Parti. Bu “günahlar” onun ferasetini elimden aldı… Üzgünüm.

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 03 Nisan 12:05
02

Derya - Okudum,kalemine sağlık basliklardan siyaseti iyi analiz ettigini cikariyorum

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 03 Nisan 12:03
01

İsmail - Çok sert çok acımasız çok doğru bir şekilde yazmışsın

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 03 Nisan 12:01