Halkı Önemsemeyen Siyasetin Sonu

AKP yerel seçimlerde büyük bir yenilgiye uğradı. Seçim sonuçları AKP'de büyük bir şok etkisi yaptı.

AKP'liler İstanbul, Ankara ve İzmir'i kaybetmeyi kabulenebilirlerdi belki ama Bursa, Balıkesir, Kütahya, Denizli gibi illeri, İstanbul'da Üsküdar, Beyoğlu, Beykoz, Tuzla gibi ilçeleri, Ankara'da Keçiören'in bile kaybedilmesi partide yıkıma neden oldu.

Aslında Türkiye'de halk arasındaki huzursuzluk, iktidardan şikayetler dışarıya vurmaya başlamıştı. Ama AKP o kadar halktan kopup kendi içine dönmüştü ki halkın sesini duymadı.

Oysa halk, patlama noktasına gelmişti. 

Aynı volkanik patlama gibi. Volkanik patlamalardan önce, sıkışmış gazlar ve erimiş kayalar yüksek basınçla yanarak yukarı doğru çıkar ve sonunda patlar. Yani patlama birdenbire olmaz, önce patlamayı oluşturan, hazırlayan bir gaz birikimi yaşanır. Birikim yeterli hale geldiğinde patlama olur.

AKP halktaki bu sıkıntıyı, birikimi anlayamadı. Ama halk daha patlamadı. Sadece patlayacağının işaretini verdi. Yerelde yetkiyi elinden aldı ama dertleri çözüme kavuşmadı.

AKP neden halkın patlama noktasına geldiğini anlayamadı? 

Çünkü AKP artık halkı önemsemez, küçümser oldu. Halka ne verse kabul edeceğini düşünüp, halkın değerlerini, maddi sıkıntılarını kendi çıkarlarına, ideolojisine göre yönlendirmeye çalıştı.

AKP, halkın yüzyıllık değerlerini kendi ideolojisine uydurmak isteyince, halkta bir burukluk oldu. Fazla dışarı vurmadı ama içinden parçalar koptu;

Atatürk'e yapılan hakaretler, stadyumlardan adını silmeler, Atatürk ve İnönü' nün "iki ayyaş" diye nitelenmesi, 29 Ekim, 23 Nisan,19 Mayıs gibi ulusal bayramların kutlanmasındaki isteksizlik, okullarda "andımız"ın kaldırılması, Cumhuriyetin bitip yeni rejim geleceği söylemleri halkın duygularında kırılma yarattı. Daha önemlisi halkta bir boşluk yarattı.

AKP kendini o kadar yukarda görüyordu ki halkın bu kırılmalarını hissetmedi bile. Zannetti ki yaptıkları ideolojik hamleler ile  Atatürk ve Cumhuriyet halkın kalbinden sökülüp atılabilecek.

Oysa AKP seçmenlerinin bile çoğunun, Atatürk ve Cumhuriyet ile hiçbir sorunları yoktu, sevgileri hiç eksilmemişti.

AKP halkın değerlerini yıktı! 

Toplumda alevi- sünni, laik-dinci bölünmesi yaşanmaya başlandı. Oysa Türkiye'de böyle ayrımlar hiç dillenmezdi. Kimse bir başkasının dinini, kökenini bilmez, merak da etmezdi. Toplumda kutuplaşma , milli bütünlüğü, ulusal gururları da zayıflattı.Toplumda yardımseverlik yerini bencilleşmeye bıraktı. Sevgi çıkarcılığa yenildi.

Bu duygu kırılmalarına bir de geçim sıkıntısı eklenince, halkta İsteksizlik, bıkkınlık, yaşamdan zevk alamama durumu yaşanmaya başladı.Bunun sonunda sesler yükseldi, "artık yeter" dendi.

AKP iktidarının, çalışanlara ve emeklilere parça parça, gelen tepkiye göre verdiği ücretlerin, halkı aşağıladığını, onurunu kırdığını fark etmedi bile. Aldığı kararlarda halkı dikkate almıyordu. "Ne verirsek ne yaparsak alırlar" diye görüyorlardı. Halkın ekmek, et kuyruklarında saatlerce beklemesini umursamadı. Halktan öyle kopmuştu ki halkın yüzde sekseninin yoksullaşmasına inanmadı.

Bu anlayışla, bilgilerine, yeteneklerine bakmadan yandaşlarını devletin kadrolarına aldılar. Liyakatı bitirdiler. Öyle ki hayvanat bahçesinden bir yandaşlarını TÜBİTAK'a, yani bilim ve icat yuvasına müdür atadılar. Güreşçiyi bir devlet bankasının yönetim kuruluna soktular. "Nasıl olsa halk anlamaz dediler. 

Ama yanıldılar. Halk her aşağılanmayı, insan yerine konmamayı not etti.

Değerleriyle, duygularıyla oynanmasını kabul etmedi, 

 AKP kendi havasındaydı. Kadroları, danışmanları zenginleşme ile meşguldu.

Bu düzen o kadar hoşlarına gitmişti ki halkın sesini duymasın diye Cumhurbaşkanına  yanlış bilgiler vermeye başladılar. Ülkede aksayan bir durum olmadığını, alınan tüm kararların halk tarafından benimsendiğini söylemeye başladılar, gerçekleri sakladılar. İşi öyle abarttılar ki bütün anket şirketleri İmamoğlu ve Yavaş'ın farkla kazanacağını söylerken, liyakatsız danışmanlar tam tersini savundular. 

Gerçeği saklayan danışmanların, ülkenin ve iktidar partisinin kaderi ile oynamaları sıradan hale geldi.

2023 Genel seçimlerinin AKP' ye verdiği aşırı özgüven, partinin kendisini sorgulamasını engelledi.

Kısacası AKP yerel seçimlerdeki başarısızlığını adım adım ördü ve başarısız olacağı gerçeğini kendinden bile sakladı.

Halk AKP'ye inandı ve büyük destek verdi ama AKP bu fırsatı hoyratça harcadı ve bu sona geldi.

Bundan sonra da AKP'de toparlanma olamaz. Çünkü kendi içlerindeki düzen buna izin vermez. Ekonomideki politikaları da değişmeyecek. Zaten değişmesi için, liberal ekonomiden, devletçi ekonomiye geçmeleri gerekir ki bu da olanaksız.

Peki AKP seçmenleri, siyasal islamcılar ne yapacak. Tabii ki Yeniden Refah Partisine gidecek.

Halkı küçümseyen, seçmenini önemsemeyen siyasetin geleceği olmadığı gibi, halkı maddi refaha ulaştırmayan, değerlerini yerle bir eden siyasetin de geleceği olmaz!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Alpaslan Şefkatli - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Hürkuş Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Hürkuş Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Hürkuş Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Hürkuş Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.