Liyakatsızlık, Denetimsizlik

Pamukova hızlı tren kazası; 41 Ölü

Çorlu tren kazası; 25 Ölü
Soma maden faciası; 301 Ölü
Beşiktaş gece kulübü yangını; 29 Ölü
Öğrenci yurtlarındaki asansör kazaları,1 öğrencinin ölümü
Ve şimdi de Antalya'da bir kişinin öldüğü teleferik kazası.

Bu kazaların, ölümlerin hiçbiri olmayabilirdi. Eğer gerekli önlemler alınsaydı ya da buralarda yeterli denetim yapılsaydı!

Türkiye'yi bir  "boşvermişlik", bir "ben yaptım oldu"  havası sardı.
Artık kimse yaptığı işin sorumluluğunu almıyor ve  kazalara, facialara  "olağan bir durum" diye bakıyor. Yaralananlar, sakat kalanlar, ölenler umursanmıyor. 

Çünkü işinin ehli olmayan, liyakatsız insanlar, en hayati yerlerde görev yapıyorlar.

Bu kişiler "vicdanlarını" bir kenara bırakıp, anlamadıkları işlerde, "bilmediklerini" kabul etmeyip, insanların hayatları ile oynuyorlar.

Bu liyakatsızlar içlerinden, "beni bu göreve atadılar, demek ben neymişim" diyerek makam sarhoşu oluyorlar. Partizanlık ve akrabalık ilişkileri nedeniyle geldikleri yerlerde facialar meydana geliyor.

Ülkemizi kalitesizlik sardı. Kalitesiz insanların yaptığı kalitesiz işleri seyrediyoruz.

Oysa bu kazaların, faciaların yaşandığı yerlere, işinin ehli kişiler atanıp, ayrıca bu kişilerin yaptığı işler denetlenseydi bu kadar ailenin ocağı sönmezdi.

Yani olay bu kadar basit; liyakat ve denetim.

Öyle bir haldeyiz ki, herkes yaptığı işin sonucu kötü olursa kendisine bir suç yüklenmeyeceğini biliyor. Yaptığı yanlış işin, suçun cezasız kalacağına çok emin. Denetlenmeyeceğini, denetlense de önemli olmadığını biliyor.

Bu umursamazlık, karşısındakini düşünmemek, boşvermişlik, bencillik "ahlakın" çökmesine yol açtı.

Salgın gibi yayılan ahlaksızlık, vicdansızlık  insanlarımızın önemsenmemesine neden oldu.

Artık tek değer "para" oldu. Amaç daha çok kazanmak, kazandıklarıyla yetersiz kişiliklerinin üstünü örtüp kendini "para" ile saygın ve beğenilir hale getirmek.

Bu uğurda ölenler olmuş kimin umurunda!

Bu "ahlaksızlık" ve "vicdanlıksızlık" salgınını acilen önlememiz gerekiyor!

İşe "liyakat" ile "denetim" görevlerinin işinin ehli kişilerce yapılmasını sağlamakla başlamalıyız.

Özellikle kamu hizmeti yapan, insanlarla direk temas kurulan yerlerin denetimi, bu ortamda özel sektöre bırakılamaz!

Denetim işi yapan firmaların, sadece "ticari" olarak olaylara bakmaları, denetimlerinin sağlıklı yapılmasını engelliyor. Bu durumu son Kahramanmaraş depremlerinde gördük. Yapı denetim firmaları görevlerini tam yapsalardı belki bu kadar ölüm olmazdı.

Bina, hastane gibi yerleşimlerin, insanların yoğun kullandığı asansör, metro, gibi yerlerin denetimi meslek odalarına bırakılmalı. Üzerlerinde siyasi baskı olmayan, ticari düşünmeyen, mesleğinde uzman kişilere sahip bu kurumlar, "kamu" adına denetim yapabilecek yerlerdir.

Bu karar hemen, şimdi verilmeli!

Bu "pisi pisine" ölümlere son verilmeli.

Ülke olarak bu yaşananlara layık değiliz!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Alpaslan Şefkatli - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Hürkuş Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Hürkuş Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Hürkuş Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Hürkuş Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.