Kir

Çok kirlendik. Hem o kadar pislendik ki yunup temizlenecek bir madde mevcut değil. Maddî değil fakat manevî cenahımız zifiri kir bulamacı. Bu durumu ne temizler bilinmez ama büyük bir iç arınması elzemdir. Hadiselerin biçim ve renk değiştirdiği bir zamanda yaşıyor olmamız daha bir dikkat, itina, ilgi ve farkındalık halinde bulunmamızı zaruret, mecburiyet, zorunluluk kılıyor. Ciğerimiz yanıyor yanmasına ancak bir yudum su verenimiz yok ne yazık ki.

Yaşadığımız çağ ve hususiyle de bu çılgın devir, insanları, insanî özelliklerinden bütünüyle soyutladı, adeta çırılçıplak bir hale soktu. Elbiseler insan bedenini örtse bile manevî ve ruhî yönümüzün çirkin taraflarını örtecek bir örtü şu an nâmevcut.

Biriken kirleri temizleyecek ehil eller kırılmış durumda. Cemiyet ve toplum çıldırmış, ne yöne gideceğini, hangi güzergahta yol alacağını şaşırmış bir haldedir. Bütün köşe taşları yerinden sökülmüş, bütün trafik işaretleri devrilmiş ve düzeni sağlayacak hiçbir ikaz kalmamıştır.

İnsanlık büyük bir bataklığa ve kocaman bir çirkef kazanına kendi iradesiyle düşmüştür. Bu batağa devamlı çamur taşıyan, bu çirkef kazanını ise devamlı ateşleyen lanet eller vardır. Bu melanet ahvali anlayacak ve tedbir alacak diğerkam gönüller terk-i diyar etmiş, ağyar ellere, diyarlara sürgün edilmiştir. Zoraki nefyetmek hadisesi toplumun kolunu kanadını budamıştır.

İnsanlık tarlası olabildiğince çorak, verimsiz ve az biraz var olan bereketli anızları dahi yakılarak imha edilmiştir. Bütün hayat emareleri, yaşam izleri tamamen kurutulmuştur. Batak bir toprağın kaderine düşen şey, sivrisinek sürülerinin musallat olmasıdır. Kaçınılmaz ve acı vakalar yığını önümüze sıradağlar gibi dikilmekte ve geçit vermemektedir.

Bütün cephelerden hücum eden kötülük, insanlığın her güzel hasletini yerle bir etmiştir. Tuş olan insanlığın ise belini doğrultup tekrar ayağa kalkması büyük bir çabaya muhtaçtır. Maddî ve manevî olarak zehirlenen, bedeni mefluç, felç edilen toplum tabakaları ümitsiz bir halde geceyi gündüz, gündüzü de gece etmiştir.

Şirazesinden çıkan, dengesi tamamen kaybolan, hassas ayarı bozulan terazi kefeleri ve mizanı kaybolan insanlığın tekrar kendine gelmesi bir hayli zordur. Büyük bir gayrete vabeste, bağlı olan, bu tekrar ayağa kalkma hakikatinin süreci oldukça uzun olacağa benzemektedir.

Topluma giydirilen deli gömleği, toplumun kirlerinden arınma ameliyesine engel olmaktadır. Kötülük zinciri bütün güzel kapıları boydan boya sarmış, kin kilidi bütün kapıları kilitlemiştir. İnsanların görüş açıları daraltılmış ve manzara genişliği en düşük seviyesine düşürülmüştür.

Müsaade ölçüsünde yaşam alanlarına tıkılan insanın sabrı da huzuru da çıldırmanın sınırlarını zorlamaktadır. Kirli eller, kirlerini ve kötülük mikroplarını her mekana bulaştırmaya devam etmektedir. Kararmış kalplerindeki kir ve kin leşini büyük bir çabayla servis etmektedirler.

Her sahayı kirletmeye azmetmiş bir güruh bütün enerjisini bu yola teksif etmiş, toplamış ve elindeki imkanları da seferber etmiştir. Temizlik işinin uzun zaman aldığı düşünüldüğünde, kirletmenin oldukça az bir vakit ve az bir emek sayesinde her sistemi çirkinleştirmeye ve her düzeni bozmaya yeter seviyede olduğu görülmektedir, anlaşılmaktadır.

Temiz simalar, tebessüm eden çehreler, huzur veren samimi yüzler bu düşünce sahiplerinde alerji meydana getirmektedir. Kirli eller, meymenetsiz suratlar, karanlık düşünceler temiz olan her şeye çamur atmakta ve bir daha dirilmemesi için onu toprağa gömmeye ahdetmiştir. En çok sevdikleri iş ise mezar kazmak ve güzel olan her şeyi kara toprağın bağrına yollamaktır.

Bu kirli amaçları doğrultusunda ellerinden geleni arkalarına koymamakta, kirli hedeflerine en kirli yollarla yürümeyi en büyük bir faaliyet alanı olarak görmektedirler. Önlerine çıkan her engeli silindir misali dümdüz ederek yürümekte ve bu uğurda en ufak bir pişmanlık emaresi göstermemektedirler. Vicdan ibrelerinde en ufak bir titremiş vaki değildir.

Bütün kötülüklere ve kirli işlere mihenk, ölçü olan hırs illetine sanki cümle âlem yakalanmış, boğazına kadar pisliğe bulanmış. Bir baltaya sap olamamış ne kadar embesil, ahmak, andaval var ise gelip başımıza bela, yüreğimize çöken yük olmuştur. İnsanların sırtını değil, gönlünü de okşayan her uzanan eli bir daha yaşatmamak adına kökünden koparıp kırıyorlar. Menhus, uğursuz ellerinin uzanamadığı bir yer yok gibi maalesef.

Kir dolu çirkin suratları kirden gözükmediği, herhangi bir endişe taşımadığından dolayı büyük bir arsızlıkla pis işlerini yapmaya devam ediyor. Her nereye el atsalar, nereye nazar etseler ve neyi düşünseler kezzap misali dilleriyle hem yok ediyorlar hem de kirleriyle görünmez bir duruma getiriyorlar. Ellerini sürdükleri her şeyi ânında ifna, yok ediyorlar.

Yediğimiz gıdalar, giydiğimiz elbiseler, kullandığımız muhtelif eşyalar olsun, vücudumuza temas ettikçe zehirleniyoruz. Menşeini, kaynağını, kökünü, aslını durmaksızın değiştiriyorlar ve topyekun insanlığı bitirme yönünde bitmez tükenmez bir mesai harcıyorlar. Her yaptıkları işte bir yok etme yönünü inşa etmeden asla ve asla bir mahsul, ürün ortaya koymuyorlar.

En mükemmel kitapları yazdıklarını, en muhteşem filmleri çektiklerini ve en harika tiyatroları sergilediklerini iddia ediyorlar lakin bütün bunların içerikleri tamamen bir çirkef kuyusu, bir lağım kanalı bayağı. Gelecek nesilleri zehirlemek en büyük planları ve hedefleri arasındadır. Kuşak farkı gözetmeksizin el attıkları her beşeri yokluğa mahkum etmek biricik amaçlarıdır.

Kendileri için çizdikleri yol haritası sadece ve sadece kendi ikballeri, saadetleri, mutlulukları namına her ne yapılması gerekiyorsa yalnızca o tarafa dair faaliyetler varlık sahasına çıkabilmektedir. Bedenî hazlarına kilitlenmiş bu güruhun başka bir yöne âit bir güzelliği ise düşünmediği son derece aşikar bir durumdur. Çirkinliklerini gösteren her aynayı paramparça etmekte ve kendilerini kötü olarak tahayyül edenlerin hayaline bile tekme savurmaktadır.

Kir

İnsanlığı utandıracak, beşeri ağlatacak süflî, adî ve aşağılık rezil bir hayat yaşamayı, kendi cennetleri olarak tasvir etmekte, görmekte ve öyle inanmaktadırlar. Kendilerinden sonrakilere bırakacakları kirli miras ise bir utanç abidesi ve insanlık tarihi için bir ibret hadisesi olacaktır. Şimdiki zamanda piramidin tepesinde olmaları düşmeyecekleri anlamına gelmemektedir.

Koskoca dünyanın geldiği şu hale baktığımızda, aklımız iflas ediyor. Doğru ne tarafta, gerçek nedir, hakikat ne ifade eder gibi sualler büyük bir boşluğa düşmekte ve bizi karamsar bir ruh haletine sokmaktadır. Çıkış yollarına bariyerler, engeller, manialar sıralanmış ve geçiş izni verilmemektedir. Bu zorba cendere insanlığın medenî gelişimini kısıtlamış, ket vurmuştur.

Güzeli çirkin gören, menfî olan her şeyi müspet olarak algılayan bu şeytanî topluluk, tarihin her devrinde ve her memlekette arz-ı endam etmiştir. Devamında da kendi kirli hatıralarıyla yok olup gitmiş, tarih sahnesinden ebediyen çekilmişlerdir. İsimlerine lanet okunmuş ve kirli varlıkları bütünüyle yokluğa mahkum edilmiştir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Faik Kumru - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Hürkuş Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Hürkuş Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Hürkuş Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Hürkuş Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.