ŞİMDİ BANA KAYBOLAN YILLARIMI VERSELER YİNE KAYBEDERİM

Günün bazı anlarında her şeyi öylece bırakıp gitmeyi düşündüğünüz oldu mu hiç?

Öyle ayağınızdaki terliklerle...

“Dur, belki akşamüstü eserse üzerime bi hırka alayım” demeden.

Yanınıza kendinizi, en taze ve birikmiş “antik” acılarınızı alarak, cebinize bir parça pişmanlık doldurup, olduğunuz yerden uzaklaşmak; kimseye bir yere ait olmadan ve hatta adınızı bile oracıkta bırakıp gitmenin bahsi bu!  

Konuştukça biriken  sözleriniz diğer cebinizde;

Olacakmış gibi olup da olmayan her şeye,

Anlattığınızda sizi dinliyor gibi görünüp üç güne kendi kahkahasından kimseyi duymayan herkese, 

Yapmaktan yorulduğunuz tüm işlere, yarıda kalan  kararlara, 

Hatırladığınızda “ah benim kayıp zamanlarım” dedirtenlere,

Çabalayıp didindikçe  kıymet bilmeyenlere dönüp son bir kez bile bakmayıp gitmek kısaca...

Şuan adını hatırlayamadığım bir şair

“Kalmayı beceremeyenler vaktinde gitmeliler”  diyordu.

Gitmek;

Kimden?

Neyden? 

Ve nereye? 

Gidemeyenler ne yapmalı peki? Kendini bir kitabın arasında kurutsa, her şey düzeldiğinde bir avuç can suyuyla dirileceğinin sözünü vererek...

Ne uzun bir giriş değil mi?

Bazı hayatlar hep giriş kısmında kalır böyle. Bir türlü rahatça geçemez ikinci paragrafa. İçinden gelir geçer de cümleler, öyle devrik, öyle kısa ve hep üç nokta ile kalır.

“Ama” ile “keşke” ile “ah” ve “ tüh”le gelir geçer ömrün...

 Felsefeyi az çok bilirsin, varoluşçulukla ilgili ne var ne yoksa okursun;

“Kendin için yaşa,

Özünü özgürce oluştur,

Yarının kaygısı yarının olsun, her günün derdi kendine yeter,

Kafanı boşalt herhangi bir şey düşünme, yalnızca var olmayı dile” gibi gibi...

Bilirsin de eylem kısmında bir boşluk oluşur, bir türlü kendi varoluşunu gerçekleştiremezsin rahatlıkla.

Kurallar, toplumsal yapı, kendi duvarların ve aşırı fedakar yapın “Kendine ait bir oda” inşana engel olur. Her seferinde “Tamam, bundan sonra her şeyi yeni baştan kurmaya umudum var, bundan sonra kendi hikayemde en güzel rolü kendime verip kaybettiğim zamanı koşar adım yaşayacağım; anladım artık tek bir hayat bahşedilmiş insana” deyip, yeni bir sayfaya geçiyorsun imlâ hatalarını düzelterek geçmiş günlerin, ama ezberlediğin hataları (tanıdık ve alışılmış olmasından mıdır nedir) yeniden yapıyorsun.

Kaybolan zamana yanık türküler yakarak en nihayet gerçeği kendine itiraf edip “ŞİMDİ BANA KAYBOLAN YILLARIMI VERSELER,YİNE KAYBEDERİM” diyorsun.

Bu arada yazmayalı tam olarak 93 gün, 2232 saat, 133.920  dakika olmuş, vay be!

Bazen hayatın getirdikleri, kaleminle arana giriyor. Direniyorsun ruhunun altı çizili yerlerini diri tutmaya.

İşte bu yazı “Buralardayım fakat” içerikli bir yazıdır.

Arayı böylesi açmadan görüşmek ümidiyle, sevgiler...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Şahsenem Parlak - Mesaj Gönder

# bir, Gibi, ile

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Hürkuş Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Hürkuş Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Hürkuş Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Hürkuş Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

20

Muhammet Emir İnce - Hocam her zaman ki gibi güzel yazıp açıklamışsınız. Bende sizin gibi insanın kendi özünde özgür olmasını ve özgür davranmasını benimsiyorum

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 28 Mayıs 19:27
19

Sevdam Kaya - Diğer yazilariniz gibi bu da çok güzel olmuş hocam :) sınav kolay olsun diyen tayfadan değil 10. Sınıftan beri mutluluk ve heycan ile takipte olan öğrencinizden sevgilerle..

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 23 Mayıs 21:58
15

Feyza D. - evet o kadar doğru ki , hayatta öyle anlar oluyor ki insana; '' yaşıyorum ama ayakta değilim, ölüm ama mezarda değilim'' dedirtiyor. Böyle anlardan sonra da geri dönüp baktığımızda ''Keşke, onu yapmasaydım'' ya da ''Keşke orda onu da yapsaydım'' dedirtiyor insana ... Ama bir söz vardır: ''Dün Artık Tarih Oldu, Yarın ise Bir Bilmece, Bugün Sana Hediyedir.'' ...

Yanıtla . 3Beğen . 0Beğenme 13 Mayıs 19:54
16

Şahsenem Parlak - @Feyza D. 15 nolu yoruma cevabı: Ve bunlarla olgunlaşıyoruz kuşkusuz...

Teşekkür ederim yorum için❣

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 14 Mayıs 22:08
14

Hilper... - "Bazı hayatlar hep giriş kısmında kalır böyle. Bir türlü rahatça geçemez ikinci paragrafa. İçinden gelir geçer de cümleler, öyle devrik, öyle kısa ve hep üç nokta ile kalır."

Tamda budur yaşananlar...öyle kırmışlarki içimizdeki cesareti bir türlü adim atamıyoruz ikinci paragrafa..

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 11 Mayıs 14:41
17

Şahsenem P. - @Hilper... 14 nolu yoruma cevabı: Çok teşekkur ederim,en sevdiğim okuyucu profilidir alıntı yaparak dönüş yapanlar...

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 16 Mayıs 09:35
07

Türkü - İçimizdeki beni ne kadar duru bir dille ifade etmişsin.Kalemine ve yüreğine sağlık...

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 11 Mayıs 12:26
18

Şahsenem P. - @Türkü 07 nolu yoruma cevabı: Çok teşekkür ederim,vaktinize şaglik sizin de...

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 16 Mayıs 09:36
06

Sevi̇lsenn - Tebrik ederim. Güzel yazı. Etkileyici???❤️

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 11 Mayıs 11:19
09

Şahsenem P. - @Sevi̇lsenn 06 nolu yoruma cevabı: Çok teşekkur ederimmm?

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 11 Mayıs 13:19
05

Öznur Asilsoy - Kim istemez ki başını alıp gitmeyi zaman zaman.Bı duyguyu çok güzel anlatmışsın canım.Kalemine sağlık...

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 11 Mayıs 10:22
08

Şahsenem P. - @Öznur Asilsoy 05 nolu yoruma cevabı: Teşekkür ederim,kolay değil tabii gitmek belki de en zoru...

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 11 Mayıs 13:19
04

Ayşegül Örs - Bu nasıl içten bir yazı,tüylerim diken diken oldu okurken.Emeğine sağlık hocam

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 11 Mayıs 10:10
10

Şahsenem P. - @Ayşegül Örs 04 nolu yoruma cevabı: Yorum beni duygulandırdı,böyle naif okuyucular,dostlar da şans bana...

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 11 Mayıs 13:20
03

Norm Fazlası - Yazdıklarınızı yapabilmeyi ne çok istedim,isteyeceğim de,her yapamadığım da daha da kötü olacağım da;ama bu durumları daha kolay daha katlanılır yapan bir durum var ki aynı güneş sızmayan o çatlaklarda dolaşan,oralarda nefes alabilen ve daha önemlisi de o çatlaklardan seslenip hiçte az değiliz,en azından tek değilsin diyen bir sen varsın.Kötü de olsa yalnız hissetmemek çok güzel.Koku üzerine yazdığın yazıdan beri ,yalnız hissettirmeyen kaleminizi daha sık kullanmanız dileği ile....

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 11 Mayıs 09:53
11

Şahsenem P. - @Norm Fazlası 03 nolu yoruma cevabı: Yazım ok manidar olmuş o halde.Yalnız degilsin dünya hassas kalpler için ağırdır...Takibin ve icten yorumun için teşekkürler...

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 11 Mayıs 13:46
02

Zuhal Akdoğan - Okurken arabesk ruhumla hepsi geçer hepsi geçer delerde geçer şarkısı eşlik etti. Geçsin de!

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 11 Mayıs 09:40
12

Şahsenem P. - @Zuhal Akdoğan 02 nolu yoruma cevabı: Geçer tabii,biraz yaralayarak ve olgunlaştırarak,tesekkurler...

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 11 Mayıs 13:47
01

Arzu Yücesoy - Özledik arayı bu kadar açma lütfen ? yine harika bı yazıyla döndün tabi ki??

Ne kadar doğru. Hatayı,kötüyü unut gitsin di mi niye ezberliyoruz ki? Ezberi nasıl unuturuz hocam bı ara bunu konuşsak. Çok sevdiğim biri bı gun "karşı çıktığın asla yapmam dediğin bir hatayı yapınca artık normalleşiyor" demişti. Sonrasında ezbere geçiyoruz demek ki...

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 11 Mayıs 08:16
13

Şahsenem P. - @Arzu Yücesoy 01 nolu yoruma cevabı: Çok teşekkür ederim.Ezberi unutmakzaman alıyor ama mümkün,konuşalım bunu❣

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 11 Mayıs 13:48