Yılmaz Dalgalan’a katılmıyorum!

Sevgili dostum Yılmaz,

Senin gazetende köşe yazısı yazan bir yazar olarak yazılarını beğenerek okuyorum. Fakat senin de bildiğin gibi birçok konuda farklı pencereden olaylara bakıyoruz.

Yerel gazeteleri hizaya koymaya çalışan belediyelerin, ilanları tehdit unsuru gibi kullanarak verdiklerini de biliyorum. Belki sen de bazı kaygılar taşıyabilirsin. Tabii ki her yazıyı olduğu gibi bu yazıyı da yayınlayıp yayımlamama hakkına sahipsin. Eleştirimin bir ucu da sana dokunuyor.

Öncelikle belirtmem gerekiyor ki üzerinden 18 ay geçmiş bir yazımı bugün kendi köşe yazında bir referans olarak alman beni mutlu etti.

Yazını da çok beğendim, fakat bir farkla; o fark şu ki sen, yazının devamında şartların sanki değiştiğini ima ediyorsun. Ben de diyorum ki maalesef düzelen bir durum olmadığı gibi 18 ay öncesinden daha da geri duruma düştük.

Yazdıklarım hala geçerli. Evet, bir şenlik düzenlenmiş olabilir. İlgiyi tarıma ve hayvancılığa yöneltmeye dönük güzel bir etkinlik bu. Ben de tıpkı senin gibi Belediye Başkanına teşekkür ediyorum, ama bireysel çabalar toplam sonucu değiştirmiyor. Ankara, İstanbul, Aydın, İzmir gibi yerlerde de belediyeler tarımı destekliyor.

Diğer taraftan iktidar, hala zeytin ağaçlarını kesiyor, birinci sınıf tarım arazilerini betona çeviriyor, mera alanlarını, ormanları madencilere veriyor.

Bugün Soma Faciası'nın yıldönümü. Hatırlayan var mı? Soma Faciası, 13 Mayıs 2014'te Türkiye'nin Manisa ilinin Soma ilçesindeki kömür madeninde çıkan yangın nedeniyle 301 madencinin ölümüyle sonuçlanan madencilik kazası. Bunun sorumlusu cezalandırıldı mı? Ölenlerin sorumlusu sadece iş insanları mı? Merkezi iktidar her şeyde muhalefeti sorunlu gördüğü gibi bunda da başkalarını sorumlu ilan ederek sıyrılmaya çalışmadı mı?

Ben yapılan her işten iktidarı sorumlu görüyorum.

Köylerde üretim bitiyor, şehirlerde yaşam.

En azından köyde olduğum için temiz havayı soluyabiliyorum. Geçen günkü haberlerde ülkemin doğa harikası olan Kartepe ilçesindeki derenin simsiyah akması, Dilovası’ndaki fabrikaların doğaya saldıkları zehirli gazları, denizleri kirleten gemileri, iş kazalarını okuyunca çok üzüldüm. Ama artık bu iktidar döneminde hepsi birer rutine döndü.

Değerli dostum, yazında köylülere verilen desteklerden bahsetmişsin. Hakkı teslim etmek lazım. Doğrudur, destekler veriliyor ama üretmeyen köylüye destek sağlanırken, üreten köylü desteklenmiyor.

Ben köyde yaşıyorum ve olanları görüyorum. Tarımla uğraşanlar yine 55 ve üstü. Gübre, mazot, ilaç fiyatlarıyla baş edemiyorlar. Ürettiklerini satma, pazar bulma garantileri yok. Kısaca değişen bir durum yok.

Ben de senin gibi umutlu olmak isterdim, ama gerçekleri görüp ona göre davranmak daha doğru.

Artık iş parti meselesinden çıktı, ülkenin ortak meselesi haline geldi. Ya ülkenin tarımına, sanayisine destek olanların, sahip çıkanların parti gözetmeksizin yanında olacağız, ya da yabancı ülkelerin sömürdüğü geri kalmış, cahil bir ülkenin yurttaşları olacağız. Seçim bizde.

Her gün verimli toprakların arasında, ülkemin dışarıdan tarım ürünü aldığını görmek ağrıma gidiyor. Gerçekten de, tarım sektörü önemli bir sorunla karşı karşıya. Üreticilerin yaşadığı sıkıntılar ve tarım arazilerinin kaybı, ülkemiz için büyük bir tehlike arz ediyor. Üstelik bu durum, sadece köylülerin değil, tüm ülkenin geleceğini etkileyen bir mesele haline gelmiş durumda. Tarımın desteklenmesi ve üreticilere adil koşulların sağlanması için merkezi hükümetin de ciddi adımlar atması gerekiyor. Yerel yönetimlerin sağladığı destekler önemli olsa da, bu sorunu kökten çözmek için merkezi düzeyde politikaların revize edilmesi gerekiyor.

Öte yandan, umutsuzluğa kapılmak yerine, yapılan olumlu adımlara odaklanmak da önemli. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi'nin tarım sektörüne yönelik sağladığı destekler, umut verici bir işaret. Umarım senin dediğin gibi olur da gerçekten üreten çiftçiler faydalanırlar. Tarım, ülkemizin temel direği ve geleceği için vazgeçilmez bir sektör. Üreticilere sağlanacak adil koşullar, hem ekonomik hem de sosyal açıdan ülkemiz için büyük bir kazanç olacaktır.

Yeni yazılarını da okumak için sabırsızlanıyorum; fazla ara verme. 

Sevgiyle kal.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Alpaslan Şefkatli - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Hürkuş Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Hürkuş Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Hürkuş Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Hürkuş Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

05

İzmitli - Çok güzel açıklamışsın. İnşallah yapay ete mahkum etmezler bizi

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 14 Mayıs 14:17
03

Sadık Yar - azıda dile getirilen endişeler gerçekten de ciddi

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 14 Mayıs 13:01
02

Ufuk.a - Köşe yazınızı okurken ben de aynı endişeleri yaşadım. Ülkemizin geleceği için tarım politikalarının yeniden gözden geçirilmesi gerekiyor.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 14 Mayıs 12:56
01

İlker - Köşe yazınızı okudum, çok düşündürücü ve içten buldum. Tarımın sorunlarına dikkat çektiğiniz için teşekkürler.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 14 Mayıs 12:50